çökmeye beton gibi önlem

Asfaltta çökmeye beton gibi önlem

Ankara’nın birçok noktasında gerçekleştirilen kazıların ardından, yeterli çalışma yapılmaması nedeniyle asfalt ya da kaldırımlarda yaşanan çökme ve tahribatlara karşı önlem alınması amacıyla Büyükşehir Belediye Meclisi, önemli bir adım attı.

Hürriyet Gazetesi’nden Mert Gökhan Koç’un haberine göre, meclis gündemine sunulan ve oy birliğiyle kabul edilen Başkanlık Yazısı’na göre, özel ve tüzel kişiler kazı çalışmalarının ardından asfalt ya da kaldırımların yapılacağı bölgeye çökme yaşanmaması için en az 10 santimetrelik beton dolgu yapacak. Uygulama 1 Nisan 2015’te başlayacak.

Önceki gün gerçekleştirilen gündem toplantısında Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı’nın Meclis gündemine sunduğu Başkanlık Yazısı’nda, şu ifadelere yer verildi:

“Kazı marifetiyle altyapı imalatları yapan özel ve tüzel kişilerin yapmış olduğu altyapı çalışmalarında mevzuata uygun olarak çalışma yapıldıktan sonra sıkıştırma yapılan zemin üzerine asfalt ve kaldırım kaplanmasını engellemeyecek şekilde kaplama yapılan zeminlerin çökmemesi için en az 10 cm kalınlığında beton dökülmesini, altyapı çalışması yapılan zeminlerde çalışma bittikten sonra herhangi bir kazaya sebebiyet vermemek için ruhsat sahibinin zeminleri eski haline getirecek ilgili belediyenin birimlerine bilgi vermesinin 1 Nisan 2015 tarihi itibariyle uygulanmasına..”

Reklamlar
HABERLER içinde yayınlandı | 5 Yorum

Çimentosuz beton

Çimentosuz beton üretildi

MKÜ Mühendislik Fakültesi’nde TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında, cüruf kullanılarak çimentosuz beton üretildi.

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Mühendislik Fakültesi’nde TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında, demir çelik fabrikalarının atık maddesi cüruf kullanılarak çimentosuz beton üretildi.

MKÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdoğan Özbay, alkalilerle aktive edilmiş cüruflu çimentosuz betonun üretimi ve yapısal davranışının tesbit edilmesine yönelik 258 bin lira bütçeli projelerinin TÜBİTAK tarafından kabul edildiğini söyledi.

Proje kapsamında İskenderun’daki demir çelik fabrikasında atık madde olarak çıkan, saf olmayan metaller eritildiğinde yoğunluk farkı nedeniyle yüzeyde biriken daha hafif metal olan cürufu değerlendirdiklerini ifade eden Özbay, bunu, beton yapımında çimento olarak kullanmayı denediklerini kaydetti.

Çalışma kapsamında harç ve beton numuneleri ürettiklerini vurgulayan Özbay, şöyle devam etti:

“Üretilen numuneler üzerinde laboratuvarlarımızda malzemelerin özelliklerini tesbit edecek her türlü fiziksel, mekanik ve çevresel etkiler arasında davranışı simgeleyen bir takım testler uyguluyoruz. Yaptığımız testlerde basınç, çekme, eğim ve su işleme derinliği gibi dayanıklılığın yanı sıra ıslanma, kuruma, donma, çözülme dediğimiz bu evreler altında çimentosuz ürettiğimiz betonun çimentolu betonla özeliklerini karşılaştırıyoruz.”

Özbay, çalışmaların iyi bir netice vermesi için bütün alternatifleri gözden geçirdiklerini kaydetti.

Deneylerde betonun hangi sıcaklığa maruz bırakılması gerektiği, kullanılan kimyasal katkının dozajı gibi ideal parametre çalışmalarını tespit ettiklerini belirten Özbay, İskenderun’un, demir çelik sektörünün kalbi konumunda olması nedeniyle projenin altyapısını oluşturduğunu söyledi.

Atıklar yeniden değerlendirildi

Projeyle, demir çelik ve termik santrallerden çıkan uçucu küllerden yararlandığını ifade eden Özbay, şöyle konuştu: “Demir çelik fabrikalarındaki cürufların, çimento yerine kullanılabilirliğine bakıyoruz. Atıkları çimento yerine kullanmamızın başlıca sebeplerinden biri, sanayi atığı olarak ortaya çıkan bir malzemeyi tekrar endüstriye kazandırmamız. Çimento üretiminde ortaya çıkacak, doğaya salınacak karbondioksit salınımını azaltmış oluyoruz. Bir başka özellik ise çimento, enerjisi çok yoğun bir sektör. Bin 500 santigrat derecede çimento üretimi gerçekleştiriliyor. Çalışmamızla tüm bunları ortandan kaldırmayı hedefliyoruz.”

İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan Tacettin Türker de numunelerin laboratuvar ortamında denendiğini ve olumlu sonuç aldıklarını kaydetti.

Proje çerçevesinde daha kapsamlı çalışma yürüteceklerini aktaran Türker, “Bu numunelerden yola çıkarak en ideal karışıma ulaşacağız. Sonraki aşamada, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş ve kolonlarda kullanılan yapı elemanlarını elde edeceğiz. Bunları, daha büyük olan yapı mekanik deprem laboratuvarında test edeceğiz” dedi. (AA)

HABERLER içinde yayınlandı | 5 Yorum

Beysanmak Forum Sitesi

http://beysanmak.forumdizini.com/

#briket makinası #forum #forumdizini  #beysanmak

HABERLER içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Hardox ile Beton Fuarı’nda

SSAB, Hardox ile Beton Fuarı’nda

SSAB, Hardox ile Beton Fuarı’nda

Hardox, Weldox ve Domex ile ürettiği ekipmanlarla fuarda yer aldı.

Dünya genelinde yaklaşık 9 milyon ton üretim kapasitesi ile özel çelikte lider şirketler arasında yer alan SSAB, hazır beton sektörüne özel ürünleri ve referans firmaların Hardox, Weldox ve Domex ile ürettiği ekipmanlarla fuarda yer aldı. SSAB, sektöre özel ürünleriyle beton mikseri tamburlarında ve helezonlarında, araç şaselerinde ve beton pompalarında yüksek sertlik, tokluk ve dayanım değerleri sayesinde en ağır koşullarda bile önemli avantajlar sağlıyor.

Türkiye, yaklaşık 80 milyon metreküp ile Avrupa’nın en fazla hazır beton üreten ülkesi… Türkiye’de inşaat sektörünün gelişmesi, kentsel dönüşüm projelerinin artması, birçok bölgede fabrika yatırımlarının yoğunlaşması, yurtdışından artan yatırımcı ilgisi ve ulaşım, sağlık, eğitim v.s gibi kamu odaklı alt yapı çalışmalarının yoğunlaşması ile hazır beton sektörü hızlı bir büyüme sürecine girmiştir. Buna paralel olarak Türkiye’nin ekipman üretiminde ve hazır beton ihracatında yakaladığı ihracat başarısı da Türkiye’yi SSAB için önemli bir pazar haline getirmiştir. Konu ile ilgili açıklama yapan SSAB Türkiye Genel Müdürü Lemi Özden, “Türkiye’de inşaat sektörü sürekli büyüyen bir grafik çiziyor. İnşaat firmaları gerek iç pazarda gerekse farklı ülkelerde yaptıkları projeler ile büyük başarılara imza atıyor. Buna paralel olarak inşaat makineleri üretiminde ve hazır beton ihracatında dünya pazarındaki etkinliğini de gün geçtikçe artırıyor. Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olması sebebi ile her alanda yatırımlar uzun vadede daha da büyüyecektir. Biz de SSAB olarak maksimum verimlilik sağlayan ürünlerimizle pazarda etkin varlık gösteriyoruz.” şeklinde konuştu. Sektörde var olan ciddi büyümeye bağlı olarak yeni dönemde SSAB olarak daha etkin olacaklarını ifade eden Özden, yüksek dayanımlı ve kaliteli ürünlerinin yanı sıra müşterilere sundukları teknik destek ve lojistik hizmetlerle de fark yarattıklarının altını çizdi.

Daha fazla ürün kullanım süresi…

SSAB ürün gamında yer alan Hardox çeliği, damper, vinç, iş makinaları gibi araçların üretiminde kullanılmasının yanı sıra beton mikserleri tamburlarında ve helezonlarında da etkin kullanılıyor. Yapısal çelik Domex araç şaselerinde kullanılarak ağırlık tasarrufu sağlıyor. Geçtiğimiz sene piyasaya sürülen aşınmaya dayanıklı Hardox borular da beton pompasında müşterilerin tercihi oluyor. Hardox,  sertliği ve tokluğu sayesinde en ağır koşullarda bile uzun aşınma ömrü sağlarken, Domex ve Weldox ise yüksek mukavemet ve tokluk gibi mekanik özellikleri sayesinde müşterilerin daha hafif ürünlere sahip olmasına imkan veriyor. Böylelikle daha fazla yük taşınmasına ve yakıt maliyetlerinin azalmasına olanak sağlayan SSAB, standart çelik kullanımına göre ürünün toplam kullanım süresini birkaç kat artırıyor.
Beton mikserinde daha fazla beton taşınması ve daha fazla ömür için, kazan gövdesinde ve karıştırıcı helezonlarda 3mm Hardox 450, araç şasesinde ise Domex 700 MC yüksek dayanımlı çelik öneriliyor. Ayrıca çimento silobaslarında gövde kısmında Docol ve Domex saclarının kullanımı, ağırlık tasarrufu sağladığı için müşterilerin nakliye masraflarını en aza indiriyor.

HABERLER içinde yayınlandı | 1 Yorum

İnovasyon Ödülleri sahiplerini buldu

Wacker Neuson, Ocak ayında Intermat Innovation Awards (İnovasyon Ödülleri) organizasyonunda ödül kazandı. Firma ödülü, inşaat ekipmanı alanında ikili-enerji sistemine sahip 803 modeli ekskavatörüyle aldı. Jüri üyelerine göre, makinenin dizel ve elektrikli operasyonlar arasında sağladığı geçiş esnekliği başarısındaki en önemli noktaydı. Bina içi ortamlarda elektrik gücüyle çalışırken emisyonsuz olabilmesi nedeniyle de özellikle övgü aldı. Bu alanda dereceye giren diğer ürünler ve üreticileri ise, güçlendirilmiş beton levhalar için ürettiği TopDalle ekolojik kalıp nedeniyle Alphi ve yeni nesil düşük-maliyetli kesintisiz asfalt plenti nedeniyle Fayat oldu. Ekipman ve tamamlayıcı parça alanında altın madalya ödülü, vinç operatör liftindeki emniyet özelliklerini belirleyen Liebherr Fransa’ya gitti, ürünün önemli özellikleri arasında tasarımında kule bölümlerinde yerden tasarruf sağlaması bulunuyor. Fransa merkezli Mecalac ise M-Connect olarak adlandırılan ürünü ile gümüş madalya kazandı.

Merlo, mühendislik ve sistem dalında transvers denge sistemiyle altın madalya sahibi oldu; sistemin, ekipmanın devrilmesini engellemeye yardımcı olmak üzere tasarlandığı belirtiliyor. Bu dalda gümüş ödül, makine operatörlerine ataşmanlarındaki kesinlik imkanını artıran LDC yıkım kontrol sistemi için Liebherr Fransa’ya verildi.

HABERLER içinde yayınlandı | 3 Yorum

Case alımı yaptı

Uzun yıllardır hazır beton sektöründe hizmet veren Kumcular Beton, geçtiğimiz günlerde lastikli yükleyici alımı yaptı. Firma, yaklaşık iki ay süren araştırma ve demo çalışmaları sonucunda tercihini, artık bir Koç Holding firması olan TürkTraktör tarafından distribütörlüğü üstlenilen Case’den yana kullandı.

Firmanın Genel Müdürü Haluk Atasoy, makine seçimi öncesinde iki ay süren demo çalışması yaptıklarını belirtti

Yaklaşık 50 yıldır kum sektöründe faaliyetlerini gösteren Kumcular Grup, 1998 yılından bu yana Sancaktepe’de bulunan tesisinde hazır beton üretimini sürdürüyor. Firmanın Genel Müdürü Haluk Atasoy, müşteri bazında seçici olmaya çalıştıklarını ve güvene dayalı çalışmayı tercih ettiklerini belirtiyor. İnşaat sektöründe beton ve demirin iki riskli ürün arasında yer aldığını belirten Atasoy, demirin kalitesinin kullanım öncesinde de belirlenebileceğini ancak betonun kalitesinin bir ay sonra ortaya çıktığını söyledi. Firmanın kurulduğu günden bu yana çevre ve iş güvenliğine ayrı bir önem verdiğini dile getiren Atasoy, yakın zamanda tüm personele, AKUT tarafından 6 gün süren bir eğitim verildiğini hatırlattı. Tesislerinde sıvı atık oluşmaması için geri dönüşüm sistemleri kurduklarını ifade eden Atasoy, şunları söyledi: “Tesisimizde hiçbir şekilde sıvı atık üretilmiyor. Kurmuş olduğumuz geri dönüşüm sistemi sayesinde, atık sular, çökertme havuzlarında toplanıyor. Çeşitli proseslerden geçtikten sonra tekrar kullanılabilecek su ortaya çıkıyor. Çevreye olan duyarlık, sadece su için değil, her noktada olması gerekiyor.”

Makine seçiminde karar Case 

Yeni alımı yapılan Case 821F, yoğun olarak beton santralinin agrega beslemesinde kullanılacak

Beş adet beton pompası, 20 adet beton mikseri ile hazır beton sektörüne hizmet veren Kumcular Beton, yakın dönemde makine parkı için TürkTraktör’den Case marka lastikli yükleyici alımı gerçekleştirdi. Atasoy, makinenin beton santralinde agrega beslemede kullanılacağını ve oldukça yoğun bir çalışma temposu içinde olacağını dile getirdi. Uzun süren araştırmaların sonucunda Case almaya karar verdiklerini hatırlatan Atasoy, “Yaklaşık 2 ay süren araştırmamız ve demo çalışmaları sonucunda Case almaya karar verdik. Bu kararımızı etkileyen en önemli unsurların başında yakıt tüketimi, taşıma kapasitesi ve diğer makinelere göre dizayn farklılığı yer alıyor” dedi. Makine alımı için son derece kapsamlı bir araştırma yaptıklarını ve on ayrı firma ile görüştüklerini belirten Atasoy, makinelerdeki birçok ayrıntıya dikkat ettiklerini söyledi. Değerlendirme aşamasında devrilme yükü sonuçlarına hassasiyetle yaklaştıklarını söyleyen Atasoy, şöyle devam etti: “Demo sonucunda neden Case’i tercih ettik diye sorarsanız, en büyük önceliğimiz yakıt tüketimiydi. Aldığımız sonuçlar son derece tatmin ediciydi. Bir diğer önemli kriterimiz ise makinenin devrilme sınırıydı. Normalde makinelerin radyatörleri arkada olur. Ancak Case’in yeni 821F yükleyicisinde motor makinenin en arka bölümüne yerleştirilmiş, radyatör de motor ile kabin arasına konumlandırılmış. Böylelikle makinenin ağırlık merkezi optimize edilmiş oluyor. Alışılanın dışında radyatör sisteminin yerine en arka bölümde, oldukça ağır olan motor yer alınca makine üzerinde daha az karşı ağırlık kullanımına gerek kalmış. Bu da makinenin seriliğinde ve yakıt verimliliğinde ciddi bir avantaj sağlayacak.”

HABERLER içinde yayınlandı | 3 Yorum

MOBİL SANTRAL

VESS MOBİL  SANTRALİ tüm dünyaya adının başarı ile duyurmuş bir markadır. 4 kıtada 60 ülkeye 1500’den fazla beton santrali ihraç etmiş ve başarılı bir şekilde devreye almıştır.VESS MOBİL SANTRAL, on dört yılın vermiş olduğu tecrübeyi, üstün teknolojik alt yapısı ile birleştirerek MOBİL SANTRAL, sabit beton santralleri ve kompakt beton santralleri ürün gamına yansıtmış ve benzeri olmayan ürünler ortaya çıkarmıştır.

Firma olarak üretmiş olduğumuz sabit ve MOBİL SANTRAL Mısır, Katar, Irak, Fas, Libya, Cezayir, Fransa, Ukrayna, Rusya gibi dünyanın birçok ülkesinde sorunsuz bir şekilde kullanılmaktadır. İmal etmiş olduğumuz MOBİL SANTRALİN çok tercih edilmesinin en önemli nedeni de düşük olan işletme ve bakım maliyetleri, kolay ve hızlı şekilde kurulması ve aynı zamanda tasarımı itibariyle enerji maliyetlerini düşürücü özelliğe sahip olmasıdır. Üretilen beton santrallerinde yine kendi üretimimiz olan, kapasiteye göre seçilen tek veya çift milli beton mikseri kullanılmaktadır.

Yüksek kalitede malzeme kullanımı, tek bir çekici ile taşınabilmesi ve aynı zamanda hızlı servis, yedek parça özellikleri ile çok tercih edilen MOBİL SANTRAL arasında yer almaktadır. MOBİL SANTRAL, güç koşullarda yüksek dayanıklılık göstermesi ve işletme maliyetlerini önemli ölçüde düşüren ekonomik tasarımı ile taşınabilir beton santralleri arasında rakiplerinin önüne geçmektedir.

BETON SANTRALİ MAKALELERİ içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | 3 Yorum